Türkiyede Tütünle Mücadele Süreci

ÜLKEMİZDEKİ TÜTÜN KONTROL ÇALIŞMALARI

(Tütün ve Diğer Bağımlılık Yapıcı Maddelerle Mücadele Daire Başkanlığı)

Bilgi Notu

  • Sigara, doğum öncesi dönemden başlayarak, çocuk ve erişkinlikte ölüme kadar götüren 50’nin üzerinde sağlık sorununa yol açmaktadır. Önlenebilir hastalık ve ölüm sebeplerinin en önde gelenlerinden biridir.
  • Günümüzde %80’i gelişmekte olan ülkelerde1,3 milyar kişi ülkemizde ise 14,8 milyon kişi sigara içmektedir. Ülkemizde her yıl yaklaşık 100.000 kişi tütün kullanımına bağlı hastalıklar nedeniyle hayatını kaybetmektedir.
  • Sigara, içenleri olduğu kadar çevresindeki kişileri de etkilemektedir. Dünya Sağlık Örgütü’nün tahminlerine göre, 700 milyon çocuk yani dünyadaki çocukların yarısı sigara dumanına maruz kalmaktadır. Her yıl dünyada 600 binin üzerinde kişi sigara dumanına maruz kalmanın sonucu ölmektedir. Toplumu Pasif Sigara Dumanının zararlarından korumanın yegâne yolu sigara kullanımının bütün kapalı alanlarda yasaklanmasıdır. 

TÜRKİYE’DE TÜTÜNLE MÜCADELE SÜRECİ

  • Tütünle mücadelede ilk uluslararası anlaşma olan Tütün Kontrolü Çerçeve Sözleşmesi (TKÇS)” 21 Mayıs 2003 tarihinde Dünya Sağlık Örgütünün 56. Dünya Sağlık Asamblesinde kabul edildi. Bu sözleşme 28 Nisan 2004 tarihinde ülkemiz adına Sağlık Bakanımız Sayın Prof. Dr. Recep AKDAĞ tarafından imzalandı ve akabinde TBMM’nde kabul edildi, Resmi Gazetede yayımlanarak yürürlüğe girdi. Ülkemiz sözleşmeyi imzalayan 43. ülke konumundadır. Günümüz itibariyle Tütün Kontrolü Çerçeve Sözleşmesi (TKÇS)’ne180 ülke taraf oldu.
  • TKÇS’nin imzalanması ile birlikte ülkemizde başlatılan tütün kontrolüne yönelik çalışmalar ivme kazandı. İlgili Bakanlıklar, Üniversiteler ve Sivil Toplum Örgütlerinden 130’a yakın uzmanın işbirliği ile hazırlanan “Ulusal Tütün Kontrol Programı” 07 Ekim 2006 tarihinde Başbakanlık Genelgesi olarak yayımlandı.
  • Ulusal Tütün Kontrol Programının uygulanması için Aralık 2007’de 81 ilimizde “İl Tütün Kontrol Kurulları” oluşturuldu ve tütünle mücadele etkinliklerinin yerel düzeyde yürütülmesi için görevlendirildi.
  • Bakanlığımızda yürütülen çalışmaların daha etkili ve sürdürülebilir olabilmesi amacıyla Aralık 2007’de Tütün ve Diğer Bağımlılık Yapıcı Maddelerle Mücadele Daire Başkanlığı kuruldu.
  • TKÇS’nin rehberliğinde Ülkemizde yürütülecek faaliyetler için “Ulusal Tütün Kontrol Programı Eylem Planı 2008–2012” hazırlanmış ve 12 Aralık 2007 tarihinde Cumhurbaşkanımız Sayın Recep Tayyip ERDOĞAN’ın katılımları ile kamuoyuna tanıtıldı.
    • Sayın Başbakanımızın tütünle mücadele çalışmalarına kattığı ivme ile 5727 sayılı “Tütün Mamullerinin Zararlarının Önlenmesine Dair Kanunda Değişiklik Yapılması Hakkında Kanun” 03 Ocak 2008 tarihinde TBMM’de kabul edildi. Söz konusu Kanunun kamuya açık kapalı alanları ile ilgili hükümleri 19 Mayıs 2008, özel hukuk kişilerine ait olan lokantalar ile kahvehane, kafeterya, birahane gibi eğlence hizmeti verilen işletmelerde tütün ürünlerinin tüketilmemesi ile ilgili hükmü ise 19 Temmuz 2009 tarihinde yürürlüğe girdi. Bu kapsamda, ikamete mahsus konutlar (evler) hariç tüm kapalı alanlarda sigara içme yasağı getirildi. Bu yasağın getirilmesindeki temel amaç, sigara kullanmadığı halde sigara dumanına pasif maruziyeti sonucu zarar gören başta çocuk ve gençler olmak üzere tüm vatandaşların korunmasıdır.  Bu tarz bir yasanın esnafı ekonomik olarak zor durumda bırakacağı, binlerce işyerinin kapanacağı, yüz binlerce kişinin işsiz kalacağı, sigara içilebilen ve içilmeyen alanlar oluşturulması durumunda bunun önlenebileceği iddia edilmiş hatta yasanın iptali için Anayasa Mahkemesine bile başvuruldu. Ancak gelinen noktada bunların doğru olmadığı görüldü ve söylenenlerin tam aksine çalışanların sağlığını koruyan bu yasa, özellikle ikram sektörü gibi kahvehane, kafe ve restoran tarzı kapalı alanlarda çalışan kesimden ciddi övgüler aldı. Yine yasa öncesi ve sonrası işletme sayıları ile ödenen vergi oranları kıyaslandığında yasadan sonraki bir yıl içinde açılan işletme sayısının kapanandan daha fazla olduğu ve gelirlerinin arttığı tespit edildi.
  • Kanundaki ceza hükümlerinin uygulanması ile ilgili olarak 27 Mayıs 2008 tarihinde Sağlık Bakanlığı, İçişleri Bakanlığı ve Maliye Bakanlığı tarafından “Kamu Kurum ve Kuruluşlarına Ait Yer, Araç, Bina ve Tesislerde Tütün Ürünü Tüketenlere Verilecek İdari Yaptırım Kararlarının Uygulama Usul ve Esasları Hakkında Tebliğ” yayımlandı.

  • 19 Temmuz 2009 itibariyle Ülkemiz, DSÖ verilerine göre tütün kontrolüne yönelik en geniş kapsamlı yasası olan Bermuda, Yeni Zelanda, Uruguay, İngiltere ve İrlanda’dan sonra Dünya’daki 6. Avrupa’daki 3. ülke konumuna geldi.
    • 01 Mayıs 2010 tarihi itibariyle sigara paketleri üzerinde resimli sağlık uyarıları (birleşik uyarılar) kullanılmaya başlandı.
    • 27 Ekim 2010 tarihinde ALO 171 Sigara Bırakma Danışma Hattı faaliyete geçti.
    • 07 Ocak 2011 tarihinde Anayasa Mahkemesi tarafından 4207 sayılı Kanunun devamı yönünde tarihi bir karar verildi.
    • 07 Ocak 2011 tarihinde “Tütün Mamulleri ve Alkollü İçeceklerin Satışına ve Sunumuna İlişkin Usul ve Esaslar Hakkında Yönetmelik”  TAPDK tarafından yayınlanmış olup Yönetmelik hükümleri 07 Temmuz 2011 tarihinden itibaren yürürlüğe girdi.
    • Bakanlığımız tarafından sigara bırakma tedavisinde kullanılan ilaçlardan 360 bin kutu Kasım 2010 tarihinde satın alınıp 01 Şubat 2011 tarihinde tüm sigara bırakma polikliniklerine ulaştırılarak,  uygun görülen sigara bağımlılarının tedavisinde bu ilaçların ücretsiz olarak kullanılması sağlandı.
    • 25 Şubat 2011 tarihinde 6111 sayılı Kanun ile işletmelere ceza verme yetkisi belediyelerden alınıp mahalli mülki amirlere verildi.
  • 12 Temmuz 2012 tarihinde çıkarılan 6354 sayılı Kanunla marka paylaşımı yasaklanarak tütün paketleri ve nargile şişeleri üzerine iki yüzünden her birine bu yüzlerin alanlarının %65’inden az olmamak üzere özel çerçeve içinde tütün ürünlerinin zararlarını belirten resimli Türkçe uyarı veya mesajların konulması, tütün ürünü ihtiva eden ve etmeyen nargile ile benzerlerinin 18 yaşını doldurmamış kişilere satılamayacağı ve onların tüketimine sunulamayacağı belirtilerek denetim yapan yetkililer tarafından işletme sorumlularına yazılı uyarı yapılmadan ceza verme yetkisi getirildi.
  • Ülkemiz, 2008 yılından beri yürüttüğü tütün kontrolüne yönelik mücadelede Temmuz 2012’de yaptığı bu yasal düzenlemeyle DSÖ’nün tütün kontrol çalışmalarına rehberlik etmesi için tüm üye ülkelere önerdiği M-POWER politika paketindeki ölçütlerin tamamını yerine getiren ilk ve tek ülke oldu. Türkiye’nin 12 Temmuz 2012 tarihinde yaptığı yasal düzenlemelerle yakaladığı bu başarısı, 10 Eylül 2012 tarihinde gerçekleştirilen DSÖ Avrupa Bölgesi 62. Bölge Toplantısında Avrupa Bölge Direktörü Zsuzsanna Jakab tarafından da tüm ülkelere duyuruldu.
  • 30 Eylül 2012 tarihinden itibaren 81 ilde tablet bilgisayarlarla online denetim sistemine (DHSDS) geçildi.
  • Tütün kontrolü alanında Türkiye’nin yaptığı çalışmalar artık tüm dünyada örnek gösterilmekte ve çok sayıda ülke tarafından incelenmektedir. Bu nedenle, DSÖ Avrupa Bölge Ofisi, 42 ülke temsilcisinin katıldığı 2012 yılı değerlendirme toplantısını, 18-20 Eylül 2012 tarihlerinde Türkiye’de yaptı.
  • Tütün Kontrolü Çerçeve Sözleşmesi’nin 15 inci maddesi kapsamında hazırlanan "Tütün Ürünlerinin Yasadışı Ticaretinin Önlenmesine Yönelik Uluslararası Protokol"   DSÖ tarafından 10 Ocak 2013 tarihinde imzaya açılarak ülkemiz protokolü ilk gün imzalayan 12 ülkeden biri oldu.  
  • 11 Haziran 2013 tarih ve 28674 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren 6487 sayılı “Bazı Kanunlar ile 375 Sayılı Kanun Hükmünde Kararnamede Değişiklik Yapılması Hakkında Kanun”un 26 ve 27 nci maddeleriyle, 4207 sayılı Tütün Ürünlerinin Zararlarının Önlenmesi ve Kontrolü Hakkında Kanun’da değişiklikler yapıldı. Bu değişiklikler ile hususi araçların sürücü koltuklarında tütün ürünlerinin tüketilmesi yasaklanmış olup tütün içersin ya da içermesin, tütün mamulünü taklit eder tarzda kullanılan her türlü ürün (elektronik sigara, bitkisel nargile vs.)  4207 sayılı Kanunda yapılan değişiklik ile bu Kanun kapsamında tütün ürünü olarak kabul edildi. 4207 sayılı Kanunun 5 inci maddesindeki cezaları gerektiren fiillerin bir yıllık dönemde tekerrürü hâlinde ise idari para cezasının bir kat; ikinci tekerrürü hâlinde iki kat artırılarak verilmesi ve aynı dönemdeki üçüncü tekerrürde de iş yerinin on günden bir aya kadar kapatılması hükme bağlandı.
  • Tütün kontrolünde en etkili uygulamalardan biri olan TKÇS hükümlerinden olan vergi artışı da sağlandı. Bu kapsamda Maliye Bakanlığı tam destek vermiş ve Dünya Sağlık Örgütünün sigarada uygulanmasını istediği vergi oranı en az %75 iken, Ülkemizde bu oran 2016 yılı itibariyle %85,3 oldu.
  • Dünya Sağlık Örgütü tarafından hazırlanan ve 10 Temmuz 2013 tarihinde Panama’da açıklanan “2013 Küresel Tütün Epidemisi Raporu”nda, Türkiye’nin M-POWER kriterlerinin tamamını karşılayan ilk ve tek ülke olduğu, tütün kontrol çalışmalarında tüm dünyaya örnek gösterildiği resmen ilan edildi. 
  • M-POWER politika paketi kapsamında Türkiye’nin uygulamaları da kısaca özetlenerek sonucunda “Türkiye: diğer ülkeler için bir örnektir” başlığının hemen altında dünyaya “Türkiye M-POWER paketinde yer alan 6 önlemde de en büyük başarıyı gerçekleştiren tek ülkedir. Bu ilerleme Türk hükümetince tütün kontrolünde sürdürülen siyasi kararlılığın bir kanıtı olup hükümet, DSÖ, diğer uluslararası kuruluşlar ile sivil toplum arasındaki işbirliğinin mükemmel bir örneğidir.” mesajını verdi.
  • İlk olarak 27 Ekim 2010 tarihinde kurulan ve Ankara ilinde faaliyet gösteren ALO 171 Sigara Bırakma Danışma Hattı hizmeti, 27.02.2014 tarihinden itibaren Tekirdağ ilinde sunulmaya başlandı. 175 operatörün teorik ve pratik eğitimleri akademisyenlerden ve sigara bırakma polikliniğinde görev yapan hekimlerden oluşan eğitimci grubu tarafından verildi.
  • Sigara Bırakma Polikliniklerinde görev yapan hekimler tarafından ilaç tedavisi için uygun görülen kişilere, sigara bırakma tedavisinde kullanılan ilaçlar 23.02.2015 tarihi itibarıyla ücretsiz olarak verilmeye başlandı.
  • Ulusal Tütün Kontrol Programı Eylem Planımız ise (2015-2018) ülkemiz ihtiyaçları doğrultusunda TKÇS’nin ruhuna uygun olarak güncellendi. Yeni eylem planında, güçlendirilerek devam etmesi gereken faaliyetlere ilave olarak yeni amaç, hedef ve stratejiler ile bunlara ulaşılması için yapılması gereken aktiviteler belirlendi.  Ulusal Tütün Kontrol Programı Eylem Planı (2015-2018) 27 Ocak 2015 tarihli ve 29249 sayılı Resmi Gazete ’de yayımlanan 2015/1 sayılı Başbakanlık Genelgesi ile yürürlüğe girdi.
  •  Eylem Planında (2015 – 2018) yer alan bazı hususların uygulanmasına yönelik çalışmaların başlatılmasına dair Bakanlığımızın Tütün Kontrolü Uygulamaları Genelgesi 2015/6 tarihinde yayımlandı. Genelgede;

ü  Havaalanı, otobüs terminali, tren garı, alışveriş merkezi, sinema, tiyatro, sağlık kurum ve kuruluşları gibi insanların yoğun olarak kullandıkları ve toplu halde giriş çıkışın olduğu kapalı alan mahiyetindeki yerlerin giriş kapılarına asgari 5 metre mesafede olacak şekilde tütün ve tütün ürünlerinin tüketilmesinin önlenmesi,

ü  Kamu kurum ve kuruluşlarımızın açık alanların yalnızca belirlenmiş yerlerinde tütün mamulü tüketimine müsaade etmeleri, bu alanların toplam açık alana oranının % 30’dan fazla olmaması ve giriş kapısından en az 10 metre mesafede olmasına riayet ederek, Dumansız Kampüs uygulamalarının yaygınlaştırılması,

ü  Kamuya açık çocuk parkı gibi temelde çocukların faydalandığı tüm açık alanlarda ve yürüyüş yolu, aletli egzersiz yapılan kısımlar gibi vatandaşların spor yapmaları için kurumlarca oluşturulmuş alanlarda tütün ve tütün ürünü kullanımının önlenmesine yönelik çalışmaların yapılmasına dair yeni düzenlemeler getirildi.

  • 2015/1 sayılı Başbakanlık Genelgesiyle, Ulusal Tütün Kontrol Programı Eylem Planı çalışmaları kapsamında “Ulusal Tütün Kontrol Koordinasyon Komitesinin kurulması talimatlandırıldı. Bu kapsamda 14.05.2015 tarihinde Türkiye Halk Sağlığı Kurumu Başkanlığında Radyo ve Televizyon Üst Kurulu, Tütün ve Alkol Piyasası Düzenleme Kurumu, Gümrük ve Ticaret Bakanlığı,  Adalet Bakanlığı, Milli Eğitim Bakanlığı, Gençlik ve Spor Bakanlığı, Gıda Tarım ve Hayvancılık, Bakanlığı, Aile ve Sosyal Politikalar Bakanlığı, Türkiye İstatistik Kurumu, Ekonomi Bakanlığı, Maliye Bakanlığı, Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı temsilcilerinin katılımıyla Komite ilk toplantısını yaptı.
  • Ülkemizde yürütülen tütün kontrolü çalışmalarının belirlenen amaçlara ulaşılabilmesi amacıyla Sağlık Bakanlığı’nın koordinasyonunda, ilgili kurum ve kuruluşların katılımıyla hazırlanan Ulusal Tütün Kontrol Programı Eylem Planı’nın (2015-2018) ve illerde yürütülen tütün kontrolü çalışmalarının değerlendirilmesi amacıyla "Ulusal Tütün Kontrol Programı Eylem Planı Çalıştayı ve İl Değerlendirme Toplantısı” 18-20 Kasım 2015 tarihleri arasında Antalya’da yapıldı.

Toplantıya, Türkiye Halk Sağlığı Kurumu temsilcilerinin yanı sıra tütünle mücadele programında paydaş olarak yer alan kamu kurum ve kuruluşları, meslek ve sivil toplum örgütleri temsilcileri ve üniversitelerden akademisyenler katılım sağladı.

Toplantının ilk günü, ülkemizde tütün kontrol çalışmaları kapsamında yürütülen mevcut uygulamalar, yaşanan sorunlar ve çözüm önerileri 81 ilden gelen il yöneticileri ve çalışanları ile birlikte değerlendirildi. Toplantı sonunda, tütünle mücadele çalışmalarının sahada daha etkili bir şekilde yürütülmesine yönelik kararlar alındı.

Toplantının ikinci ve üçüncü günü gerçekleştirilen “Ulusal Tütün Kontrol Programı Eylem Planı Çalıştayı” nda ise eylem planı tüm katılımcılarla birlikte değerlendirildi. Çalıştay süresince, eylem planı kapsamında yer alan her bir konu; temel amaç ve hedefler, bu amaç ve hedeflere ulaşmak için izlenecek olan stratejiler ile gerçekleştirilen, gerçekleştirilmesi planlanan faaliyetler doğrultusunda ele alındı. Bundan sonraki süreçte yapılacak çalışmalara dair görüş alışverişinde bulunuldu. Yaklaşık iki yüz kişinin katıldığı çalıştayda; ülkemizde tütünle mücadele kapsamında yürütülen çalışmalar halkın bilgilendirilmesi ve bilinçlendirilmesinden, kapalı alanlarda tütün tüketiminin önlenmesine yönelik yapılan denetimlerin etkililiğinin artırılmasına, geçilmesi planlanan “düz paket” uygulamasından, çocuk parkı gibi açık alanlarda sigara içilmesinin yasaklanmasına kadar oldukça geniş bir yelpazede ele alındı. Toplantı sonucunda 2016 yılı “Tütünle Mücadele Yılı” olarak ilan edildi.

  • Ülkemizde yürütülen tütünle mücadele çalışmalarının temel amaçlarından biri de “Çocuk ve Gençlerin Tütün Ürünlerinin Zararlarından Korunması” dır. Bu çerçevede Bakanlığımız, sivil toplum kuruluşlarından gönüllü olarak katılan gençlerle birlikte çalışmalar yürütmektedir. Gençlerin tütünle mücadele alanında aktif olarak yer almalarını hedefleyen bu çalışmalar kapsamında 09-10 Nisan 2016 tarihinde Ankara’da 61 ilimizden yaklaşık 130 gencimizin katılımıyla “Tütünle Mücadelede Sivil Toplum ve Gençlik Çalıştayı” gerçekleştirildi.

 İkincisi ise 30 Mayıs 2016 tarihinde gerçekleştirilen bu çalıştaylarda gençler tarafından tütün ve ürünlerinden korunmada kendileri için neler yapabilecekleri, bu mücadelede nasıl daha aktif yer alabilecekleri, sahada nasıl tütünle mücadelenin etkin bir parçası haline gelebilecekleri tartışılıp çözüm önerileri sunuldu.

Bakanlığımızın gençlerle birlikte yürüttüğü bu çalışmalar neticesinde oluşturulan “Tütünle Mücadele Gençlik Eylem Planı” 31 Mayıs Dünya Tütünsüz Günü kutlamalarında yine gençlerin kendi aralarından seçtikleri bir temsilci tarafından kamuoyuna tanıtıldı.

ÖDÜLLERİMİZ

  • Sağlık Bakanımız Sayın Prof. Dr. Recep AKDAĞ’a Dünya Sağlık Örgütü tarafından 2008 yılında Sigarayla Mücadele Ödülü
  • Sigara ile mücadele çalışmalarından dolayı Dünya Sağlık Örgütü tarafından “2010 Özel Ödülü” Sayın Cumhurbaşkanımız Recep Tayyip ERDOĞAN’a verildi. 
  • O tarihteki TBMM Sağlık, Aile, Çalışma ve Sosyal İşler Komisyonu Başkanı Prof. Dr. Cevdet ERDÖL’e DSÖ 2012 Dünya Sigarasız Günü Özel Ödülü 
  • Dünya Sağlık Örgütü (DSÖ) Genel Direktörü Margaret Chan tarafından 31 Mayıs 2013 tarihinde Sayın Başbakanımıza “Küresel Tütün Kontrolü Özel Prestij Ödülü” 
  • O tarihteki Sağlık Bakanı Sayın Dr. Mehmet MÜEZZİNOĞLU’na 31 Mayıs 2013 Dünya Tütünsüz Gününde CDC Sigara ve Sağlık Ofisi Başkanı Dr. Tim McAfee tarafından “Küresel Tütün Kontrolü Başarı Ödülü” 

“DUMANSIZ HAVA SAHASI” MEDYA KAMPANYASI

  • Yasa ile ilgili olarak halkın bilgilendirilmesi ve bilinçlendirilmesi amacıyla “Dumansız Hava Sahası” ve “Havanı Koru” sloganlarıyla Ulusal Medya Kampanyası başlatıldı. Medya kampanyamızda sergilenen yasakçı olmayan birleştirici yaklaşım kabul gördü. Kampanya çerçevesinde TV ve radyo spotu, gazete ilanı, billboardlar, afişler, broşürler, açık hava uygulamaları düzenlendi. Her sosyo-ekonomik konumdan ve görüşten bireyin, rol modelin ve politikacının kampanyanın ortak sözcülüğünü yapması hedeflendi. Tüm siyasal partilerin liderlerinin kampanyaya dâhil edilmesi ile birliktelik mesajı güçlendirildi. Toplumun her kesiminden sözcüler, medyada yasaya ve kampanyaya desteklerini belirtti. Yasa, toplumsal bir sağduyu hareketine dönüştü.

YASANIN KISA DÖNEMDEKİ ETKİLERİ

  • 19 Mayıs 2008 tarihinden itibaren uygulanan yeni düzenlemelerin etkinliğini değerlendirmeye yönelik değişik araştırmalar yapıldı. Bu araştırmalar Dumansız Hava Sahası uygulaması ile birlikte halkımızın tütün ve tütün ürünlerinin zararları konusundaki farkındalığının arttığını gösterdi. Uygulama gerek sigara içen ve gerekse içmeyen vatandaşlarımızdan büyük (%95) destek gördü.
  • Aralık 2009’da lokanta, kahvehane, kafeterya, birahane gibi eğlence hizmeti veren işletmelerde, çalışan ve müşterilerle ülke genelinde toplam kişi üzerinde yapılan bir araştırmaya göre;

üMüşterilerin %22’si restoran, kafe gibi eğlence hizmeti veren işletmelere daha sık gittiğini,

üMüşterilerin %73’ü kapalı alanlarda sigara içilmesini engelleyen yeni yasa konusunda bazı kişilerin yakınmaları olsa dahi, genel olarak kabul gördüğünü,

üİşletme sahiplerinin %33,2’si, müşterilerin %25’i Kanun sonrasında içme sıklığını azalttığını, 

üİşletme sahiplerinin %2,3’ü, müşterilerin %3,5’i Kanun sonrasında sigarayı bıraktığını,

üİşletme sahiplerinin %10,4’ü,müşterilerin%9’uyasak olmamasına rağmen Kanundan sonra evde sigara içme sıklığını azalttığını ifade etmektedirler.

  • Kapalı ortamlarda hava kalitesini değerlendirmeye yönelik ölçümlerde, Dumansız Hava Sahası uygulaması ile birlikte kapalı ortamlarda havadaki partikül miktarlarında ciddi azalmalar tespit edildi.

Yapılan ölçümlerde kapalı ortam havasındaki partikül miktarında;

üKamusal alanlarda %57,1 - %97,2

üHastanelerde %75,4

üAlışveriş merkezlerinde %88,7

üÖzel işletmelerde %77,6 - %90,3arasında azalma tespit edildi.

  • ·Kapalı alanlarda tütün sigara içilmesinin halkımızın sağlığı üzerine olumlu etkileri artık ortaya çıkmaya başladı. 

ü19 Temmuz 2009 – 1 Temmuz 2010 arasında, İstanbul’da Bakanlığımıza bağlı hastanelere astım krizleri, üst solunum ve alt solunum yolu enfeksiyonu olmak üzere 11 tane hastalığın başvuru oranları Marmara Üniversitesi uzmanlarınca incelendi. 

üAraştırma sonuçlarına göre solunum yolu enfeksiyonu ve astım krizi nedeniyle başvurularında %20 civarında azalma tespit edildi. 

üKazanılan ilaç maliyeti İstanbul genelinde 12 milyon 108 bin 600 TL, Türkiye genelinde 96 milyon 100 bin TL'dir.

TÜRKİYE M-POWER YOL HARİTASI

DSÖ’nün tütün kontrol çalışmalarına rehberlik etmesi için tüm üye ülkelere önerdiği M-POWER politika paketi doğrultusunda Türkiye yaptığı çalışmalarla aşağıdaki kazanımları elde etti.

  • M “monitor”: Tütün kullanımının takip edilmesi

Bu kapsamda tütünle mücadelede sürdürülen programın etkinliği ölçüldü. Bu ölçümler DSÖ, CDC ve TÜİK işbirliğinde yapılmış olup bu çalışmalar sonucunda 2008 yılında %31,2 olan ülke genelindeki sigara kullanma oranının 2012 yılında %27,1’e düştüğü görüldü. Yani son 4 yılda, 15 yaş üzeri nüfusta sigara kullananların sayısı yaklaşık 2,2 milyon azalmıştır. Bu oran özellikle halkın sağlığını korumakla görevli sağlık profesyonelleri arasında daha dramatik şekilde kendini gösterdi. Şöyle ki; düzenli olarak sigara içme oranı uzman hekimlerde 2007’de %22,1 iken, 2011 yılında bu oran %12,7’ye, pratisyen hekimlerde %30,5’ten %23,9’a, hemşire-ebelerde %29,5’ten %20,5’e, sağlık yöneticilerinde ise bu oran %39,5’ten %17,5’e geriledi. 

  • P “protect”: Pasif sigara dumanından halkın korunması

Bu kapsamda, ikamete mahsus konutlar (evler) hariç kapalı alanlarda sigara içme yasağı getirildi.  Bu yasağın getirilmesindeki temel amaç, sigara kullanmadığı halde sigara dumanına pasif maruziyeti sonucu zarar gören vatandaşların korunmasıdır.  Özellikle ikram sektörü gibi kahvehane, kafe, bar ve restoran tarzı kapalı alanlarda çalışan kesimden ciddi övgüler alındı. Bu tarz bir yasanın esnafı ekonomik olarak zor durumda bırakacağı, binlerce işyerinin kapanacağı, yüz binlerce kişinin işsiz kalacağı, sigara içilebilen ve içilmeyen alanlar oluşturulması durumunda bunun önlenebileceği iddia edilmiş hatta yasanın iptali için Anayasa Mahkemesine bile başvuruldu. Doğal olarak bir sonuç alınamadı ve kazanan halkın sağlığı oldu.

Bu yasağın etkili şekilde uygulanmasını sağlamak için güçlü bir denetim mekanizması geliştirildi. İlgili kamu kurum ve kuruluşlarında görevli personelden (sağlık personeli, emniyet kuvvetleri, milli eğitim, belediye zabıtası vb.) oluşan denetim ekipleri kuruldu. Denetim ekipleri, rutin denetimleri esnasında tespit ettikleri ihlallere yönelik gerekli işlemleri yapmalarının yanı sıra, kapalı alanda sigara kullanımına tanık olan vatandaşlarımız tarafından Bakanlığımızın ALO 184 iletişim hattına bildirdikleri ihbar ve şikâyetlere de anında müdahale edilmektedir.

      Ülkemizdeki denetimlerin;

ü  Daha hızlı ve etkin yapılması,

ü  Denetim verilerinin anlık olarak izlenerek değerlendirilebilmesi,

ü  Denetimlerin bir program dahilinde yapılması aşamasında il bazında tüm işletmelerin denetlenmesi,

ü  Bizzat denetim ekiplerince ihlal tekerrürlerinin sistem üzerinden görülerek takip edilmesi,

ü  İhlallerin tespit edilmesi durumunda delil niteliği taşıyacak fotoğraf ve video kayıtlarının yapılarak merkeze iletilmesi,

ü  İhbar sonucunda verilen adresin kolaylıkla bulunmasını sağlayacak GPS’i barındırması,

ü  Denetim esnasında yaşanabilecek herhangi bir acil durumda merkezin derhal uyarılması ve gerekli önlemlerin alınması amacıyla

17 Eylül 2012 tarihinden itibaren tablet bilgisayarlarla online denetim sistemine

(Dumansız Hava Sahası Denetim Sistemi) geçildi.

Dumansız Hava Sahası Denetim Sisteminde;

ü  4207 sayılı Kanun hükümlerinin ihlallerine yönelik ihbar ve şikâyet çağrıları, ALO 184 Sağlık Bakanlığı İletişim Merkezi (SABİM)’de görevli tütün kontrolü eğitimi almış operatörler aracılığıyla karşılanır.

ü  Merkez tarafından değerlendirilen ihbar ve şikâyetler ilgili adrese en yakın denetim ekibine görev olarak atanır.

ü  İhbarı alan ekip ivedilikle verilen adrese gider.

ü  4207 sayılı Kanun hükümlerinin ihlallerine yönelik ihbar ve şikâyet çağrıları, ALO 184 Sağlık Bakanlığı İletişim Merkezi (SABİM)’de görevli tütün kontrolü eğitimi almış operatörler aracılığıyla karşılanır.

ü  Merkez tarafından değerlendirilen ihbar ve şikâyetler ilgili adrese en yakın denetim ekibine görev olarak atanır.

ü  İhbarı alan ekip ivedilikle verilen adrese gider ve ihbarı yerinde değerlendirir.

ü  İhlal tespit ederse gerekli işlemleri yaparak denetime ait görüntü ve tutanakları sistem üzerinden merkeze iletir.

19 Temmuz 2009 – 31 Ekim 2017 tarihleri arasında ülke genelinde yaklaşık 1.453 denetim ekibi ile 17.348.892 denetim gerçekleştirildi. Aynı dönemde 208.230.299 TL idari para cezası kesildi.

Dumansız Hava Sahası Denetim Sisteminin (DHSDS) faaliyete geçtiği 30 Eylül 2012 tarihinden 31Ekim 2017 tarihine kadar 13.616.615 denetim yapılmış ve uygulanan idari para cezası 186.851.976 TL oldu.

  • O “offer”: Sigara bırakmak isteyenlere destek olmak

Bu kapsamda alınan önlemlerle vatandaşların sigaraya başlamaları azaltıldığı gibi sigarayı kullanan ancak bırakmak isteyen kişi sayısının da arttığı tespit edildi.  Bu kapsamda sigara bırakmak isteyen vatandaşlarımıza 2009 yılında 62 Sigara Bırakma Polikliniği ile hizmet sunulurken, 2017 yılı itibariyle 415 Sigara Bırakma Polikliniği’nde hizmet sunulmaktadır. 01 Ocak 2009- 31 Ekim 2017 tarihleri arasında Polikliniklerdeki Toplam Muayene Sayısı 1.937.397’dir. Ayrıca sigara bırakma tedavisinde kullanılan ancak henüz ülkemizde geri ödeme kapsamında olmayan Vareniklin ve Bupropion etken maddeli ilaçlardan 2010 yılında, toplam 361 bin kutu satın alınarak hekimlerimiz tarafından tedaviye uygun görülen 250.000 sigara bağımlısına ücretsiz olarak sunuldu.

Yine 23.02.2015 tarihi itibarıyla Bakanlığımızca alımı yapılan 600 bin kutu ilaç, ülke genelindeki 415 sigara bırakma polikliniğimiz aracılığıyla uygun hastalara ücretsiz olarak sunulmuştur.

Sigara bırakma polikliniklerine başvuran hastaların takiplerinin ve hekimlerce gerekli görülen hastalara verilecek ilaçların dağıtımlarının sağlıklı bir şekilde yapabilmesi amacıyla Tütün Bağımlılığı Tedavisi İzlem Sistemi (TUBATİS) geliştirildi. Bu sistem aracılığı ile polikliniğe başvuran hastalar merkezden takip edilmekte ve ALO 171 sigara bırakma danışma hattı ile desteklenmektedir. Hem poliklinikte verilen hizmet kontrol edilmekte hem de bırakma planı yapılan kişi yılda 6 defa aranıp cesaretlendirici önerilerle sigara bırakma sürecinde kişinin yanında yer alınmaktadır. Sistem üzerinden polikliniklerin başarı durumlarıyla birlikte ilaç stokları da takip edilerek anlık olarak geri bildirim verilmekte ve ilaç sevkiyatı yapılmaktadır.

Sigara bırakmak isteyenlere destek olmak amacıyla kurulmuş olan ALO 171 “Sigara Bırakma Danışma Hattı” Sigarayı bırakmak isteyen kişilere 175 operatörle 24 saat canlı destek vermektedir. 27 Ekim 2010 –31Kasım 2017 tarihleri arasında ALO 171 Sigarayı Bırakma Danışma Hattı santraline düşen toplam Çağrı Sayısı 25.930.999’dir. Bu aramalarda operatörler, isteyen vatandaşlarımıza sigara bırakma planı yapmakta, sigara bırakma polikliniklerinden randevu alarak gerekli yönlendirmeleri sağlamaktadır.

Plan yapılan kişileri bir yıl boyunca desteklemektedir. Danışma hattı tarafından, kişinin sisteme dahil olmasını müteakiben sigarayı bırakmak isteyen kişi 1. Hafta, 1. Ay, 2. Ay, 3. Ay, 6. Ay ve 12. Ayın sonu olmak üzere yılda en az 6 defa aranarak sigara bırakma çabalarına destek olunmaktadır. Bu kapsamda arayan kişilerden yaklaşık %7’sinin sigarayı danışma hattı desteği ile bıraktığı tespit edilmiş olup bu oran dünya ortalamasının yaklaşık 3-4 katıdır. 

W “warn”: Sigaranın zararları konusunda toplumun uyarılması

Bu kapsamda Ülkemizde 2010 yılından beri sigara paketleri üzerinde resimli sağlık uyarıları mevcuttur. Uygulamanın başladığı dönemden bu yana Avrupa Birliğince önerilen resimler kullanıldı. 2012 yılı içinde yaptığımız mevzuat değişikliği ile sigara paketlerinin her iki yüzünde çerçevesiyle birlikte ortalama % 50 yer kaplayan resimlerin oranı, % 65’ten az olmayacak şekilde artırıldı.

  • E “enforce”: Tütün ürünlerinin reklâmlarının önlenmesi

Bu kapsamda sigaranın her türlü reklâmı, promosyonu ve sponsorluğu yasaklandı. Hayata geçirilen son yasal düzenlemelerle DSÖ’nün “marka paylaşımı” ve “marka genişletilmesi” hususları ile ilgili yasal düzenleme öngören önerileri de yerine getirildi.  Tütün endüstrisi için özellikle satış yerleri en büyük reklâm yerleridir. Türkiye’de de yıllarca özellikle kadınlar ve gençler bu yöntemle kandırılmaya çalışıldı.

  • R “raise”: Vergilerin artırılması

Vergiler aslında tütün endüstrisinin en çok korktuğu tütün kontrol yöntemlerinden birisidir. Bu kapsamda Maliye Bakanlığı tam destek vermiş ve Dünya Sağlık Örgütünün sigarada uygulanmasını istediği vergi oranı en az %75 iken, Ülkemizde bu oran %85,3 oldu.

  • Sağlık 1 Sokak No:38 Sıhhıye/Ankara
  • 0312 565 61 01
  • 0312 565 61 53
  • Bu e-Posta adresi istenmeyen posta engelleyicileri tarafından korunuyor. Görüntülemek için JavaScript etkinleştirilmelidir.

 

Bize Ulaşın

  Mail is not sent.   Your email has been sent.